2- Lâf Balla Kesilebilir mi?

LÂF BALLA KESİLEBİLİR Mİ?

Yaşlı dünyamızda çok sayıda toplum ve çok sayıda da dil var. Dil insanlar ve toplumlar arasındaki tek iletişim aracıdır. Bu sözümü okuyup da “kitap, gazete, radyo ya da televizyon iletişim aracı değil mi?” diyenleri duyar gibiyim. Bu sayılanlar iletişim aracı tabi ki. Ancak dil dediğimiz kavram olmasaydı, bu araçların halleri nice olurdu?

Bir toplumu sıkı sıkı kavrayan, bireylerin aralarında iletişim kurmalarını sağlayan, geçmişi geleceğe bağlayan en önemli kavramdır dil. O zaman  sahip olduğumuz bu değeri korumak gerek. Peki bir dili korumanın yolu nedir? Yanıt oldukça kolay. Dili doğru bilmek ve doğru kullanmak!

Dilimizi ne kadar doğru bildiğimizin ayrımında mıyız acaba? İşte bana ayrılan bu köşede dilimiz, o güzelim Türkçe’miz üzerinde yazacağım. Bilmeden devirdiğimiz çamları tekrar dikmek kolay değil belki ama çam devirmemeyi öğrenmenin, en az dikmek kadar önemli olduğu düşüncesini taşıyorum. Bu yazımda Lâf sözcüğü üzerinde duracağım.

“Öğretmenim lâfınızı kesiyorum ama…” diye sözlerine başlayan bir öğrenci ne demek istiyor sizce? Ya da bir akşam gezmesinde komşusuna: “Mustafa bey burada lâfınızı balla kesmek istiyorum. Çok haklısınız da…” diyen ev sahibi, aslında komşusuna hakaret ettiğinin farkında mı acaba?

Farsça bir sözcüktür lâf. İpe sapa gelmez, boş, gereksiz söz demektir. Geleneksel Türk Sanat Müziğimizin büyük bestecisi Buhûrî-zâde Mustafa Itrî Efendi’nin Segah makâmındaki Yürük Semâ’ini çoğumuz biliriz. İlk dizesi şöyledir:

Tûtî-i mûcize-gûyem, ne desem lâf değil

Yani büyük Itrî diyor ki:  Herkesin söyleyemeyeceği şeyleri söyleyen bir papağanım ben, dediklerim laf değildir.

 Ne güzel demiş atalarımız, lâfla peynir gemisi yürümez diye. Burada gerçek söz ile lâf arasındaki ayrımı ne güzel vermişler. Hatta ne söylediğini bilmez birine sinirlendiklerinde de şöyle demişler: “Lâf söyledi bal kabağı!”  Öyle ya, o densiz adam olsaydı lâf yerine söz söylerdi.

O zaman, öğretmeninin lâfını kestiğini ya da komşusunun lâfını balla kestiğini söyleyenler ne demiş oluyorlar? “Gereksiz, boş şeyler söylüyorsunuz, işte ben de o lâfınızı kesiyorum.” Hatta nasıl oluyorsa bir de kesme işlemini balla yapıyorlar. İşin tadını iyice kaçırmamak içindir belki.

Sanırım okurlarım bundan sonra konuşurken nerede söz, nerede lâf sözcüğünü kullanacaklarını kavramışlardır. Ben, ağzından çıkanı kulağı duymayan insanlarla konuşmak zorunda kaldığımda: “Lâfınızı kesiyorum affedersiniz.” diyerek söze başlıyorum bilerek. Hem karşı tarafı çaktırmadan dövmüş hem de rahatlamış oluyorum. Hele bir de karşımdaki: “Estağfurullah hocam, buyrun” diyorsa değmeyin keyfime. Ancak size tavsiyem, sakın bunu denemeyin. Belki de lâf sözcüğünün anlamına bilen birine denk gelirsiniz. Kim bilir?

 



Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi1
Bugün Toplam67
Toplam Ziyaret173210
Döviz Bilgileri
AlışSatış
Dolar3.57253.5868
Euro3.99494.0109
Hava Durumu
Anlık
Yarın
18° 20° 11°
Saat