4- Pilot ve Uçman Sözcükleri Üzerine

PİLOT VE UÇMAN SÖZCÜKLERİ ÜZERİNE

Sevgili okurlarım,

Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün, Anıtkabir’de sergilenen eşyalarının arasında, bir telgraf yer almaktadır . Bu telgraf, Atatürk tarafından, manevi kızı Sabiha Gökçen  hanıma gönderilmiştir. Tam kırk iki yıldır Anıtkabir’e sayısız ziyaretlerde bulundum. Yıllar önce yaptığım ziyaretlerimin birinde bu telgrafı okurken bir sözcük son derece dikkatimi çekmişti. Hafızam beni yanıltmıyorsa bu telgraf ana hatlarıyla şöyleydi:

“Muhterem uçman kızım Sabiha;
Muvaffakıyyetini memnuniyyetle öğrendim. Devamını temenni eder, öperim gözlerinden sevgili yavrum.

Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK”

Telgrafta yer alan ve koyu yazarak ön plana çıkarttığım uçman sözcüğüne dikkatinizi çekerim.

Yıllardan beri okullarımızda Dil Bilgisi dersleri verilir. Bu ders, Türkçe dersi kapsamında yedirilmiş olarak verilir öğrenciye. Türkçe’nin dil özellikleri, yapım ekleri, ismin türleri ve durumları gibi konular anlatılır da anlatılır, zavallı öğrenciler de gerilir de gerilir bu derslerde. Dil Bilgisi dersinin aslında ne kadar önemli olduğunu, aradan uzun yıllar geçtiği zaman anlayabildim. Nasıl mı? İşte Atatürk’ün yukarıda yazdığım telgrafını okuduktan sonra.

Pilot sözcüğü, bir İngilizce sözcüktür. Anlamı da hepimiz tarafında bilindiği üzere, uçağı kullanan ya da uçak kullanmakla görevli olan kişidir. Gazi Mustafa Kemal Atatürk, daha 20. yüzyılın ilk çeyreğinde, uçmak sözcüğünden uçman sözcüğünü türetmiş. Tıpkı, öğretmek sözcüğünden öğretmen, saymak sözcüğünden sayman, yazmak sözcüğünden yazman sözcüklerinin türetildiği gibi . Yani bir emir durumundaki eylemin sonuna, en ya da  an eki getirildiğinde, o eylemi yapan kişi anlamındaki isim elde ediliyor. Bu örnekler çoğaltılabilir.

Pilot sözcüğü dilimize o kadar girmiştir ki ben bile bu makalemin 2 numaralı dipnotunu yazarken bu sözcüğü kullanmak zorunda kaldım. Çünkü, henüz makalemin tümünü okumamış olan okurlarım, pilot yerine uçman yazsaydım ne demek istediğimi anlamazdı.

Öğretmenlerimiz Dil Bilgisi  dersi verirken ne öğrettiklerini ve neden öğrettiklerini bilselerdi, öğrenciler de Türkçe’ye sahip çıkarak dilimizi geliştirir, yeni yeni terimler ve sözcükler üretebilirlerdi. O dil bilgisi dersleri her şeyden önce, dilimizi tanımayı ve sözcük türetebilmenin yollarını öğretiyor.

Türkçe’nin gelişmesinin tek yolu, doğru ve yeni terim üretebilmekten geçmektedir. Bu yolla ilk öğrenimini tamamlayan her Türk vatandaşı, az ya da çok dilimize katkıda bulunabilirdi. Böylece dilimize, yabancı kökenli abuk sabuk ya da uyduruk sözcükler girmezdi. Gelecek yazılarımda bu sözcüklerden bolca örnek vereceğim.

Bir milleti millet yapan öğelerin başında, dil birliği gelmektedir. Bu önemi daha ulusal kurtuluş savaşımızın başlarında duyumsayan Gazi Mustafa Kemal Atatürk, Türk dilinin yabancı diller boyunduruğundan kurtarılması gerektiğini her fırsatta vurgulamıştır. Uçman sözcüğünü türetmesi de bu konuya ne kadar önem verdiğinin başta gelen göstergesidir. Ulu önderimiz, dilini yitirmeye başlamış bir milletin, her şeyini yitirmeye mahkum olacağını çok iyi bilmekteydi.

20. yüzyılda yetişmiş olan liderlerden çok farklıdır Mustafa Kemal Atatürk. O, diğer liderler gibi devlet adamı ve asker olmanın da ötesinde, çağının en büyük kültür devrimcisidir. Kıyafet devrimi, dil devrimi gibi köklü devrimler, her liderin altından kalkabileceği işlerden değildir.

Doğru düşünerek, doğru konuşarak ve doğru yazarak dilimize sahip çıkmak, Atatürk’ün davranışlarından, yazdıklarından, yaptıklarından ders almak, hepimizin görevi olmalıdır.

Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün Türk gençliğine vasiyeti de bu değil miydi?

 



Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi1
Bugün Toplam67
Toplam Ziyaret173210
Döviz Bilgileri
AlışSatış
Dolar3.57253.5868
Euro3.99494.0109
Hava Durumu
Anlık
Yarın
18° 20° 11°
Saat