13- Harem Nedir, Ne Değildir

HAREM NEDİR, NE DEĞİLDİR

Harem, yani haram ve yasak olan şey. Harem, haram, mahrem hep aynı kökten gelmekte. Padişahın yüzlerce kadınla yaşadığı, seks ve erotizm kokan yer değil harem. Yalnız İstanbul’daki Osmanlı saraylarında değil, zengin kişilerin konaklarında ve köşklerinde de harem var. Hatta Anadolu’nun hemen hemen her bölgesindeki sıradan konaklarda bile haremlik ve selamlık bölümlerinin olduğunu biliyoruz.

Osmanlı saraylarının içten dışa doğru sıralanan bölümlerinden en içte olanı Harem (padişahın evi). Haremin dışında enderûn (iç saray), en dışta da bîrûn (dış saray) yer alıyor.

Şehir dışında kurulmuş bir site düşünelim. Bu sitenin bütün saray arazisi olduğunu varsayalım ve Bîrûn’a karşılık geldiğini düşünelim. Enderûn bu sitedeki bir binaya, harem de bu binada, padişahın yaşadığı bir daireye karşılık gelir. Nasıl bir binada yaşamakta olan herhangi bir daire sakini, bir başka daireye izinsiz giremezse padişahın haremi de o konumda. O daire, yani harem,  başkasına haramdır. Yani harem, padişahın evi, özel dairesi. Haremdeki kadınlar, yani câriyeler aslında birer esîre olup, ya satın alma ya da armağan yoluyla saray haremine girmekteydiler.

Osmanlı Sarayı haremindeki câriyelerin tümü, padişahın kadını değildir. Padişahın hareminde, yani özel dairesinde; eşleri, nedimeler (Osmanlı padişahlarının eşlerine; birikimleri, hoş sohbetleri ve tatlı dilleri ile yaren olan, özenle seçilmiş kız ya da kadın), ustalar (haremdeki kalfaların başı), kalfalar (haremdeki hizmet câriyelerinin yani hizmetçilerin başı olan kadın), hizmetçiler, aşçılar, çamaşırcılar var. Koca padişah dairesi. İdaresi sanıldığı kadar kolay değil. Dolayısıyla çalışanlarının sayısının çok olması gayet doğal.

Osmanlı Padişahları Türk ve Müslüman kızlarla evlenmezlerdi. Bunun nedeni, devlet sırlarının eşler kanalıyla saray dışına çıkmasını ve eşlerin ailelerinin ayrıcalık taleplerinin engellenmesiydi.

Haremde üç sınıf câriye bulunmaktadır.

1- Padişahın, şehzâdelerin ve veliadın eşleri ya da eş adayları olan câriyeler,
2- Şâkird (öğrenci) ya da gedikli olan câriyeler,
3- Hizmet câriyeleri ( Usta, Kalfa ve hizmetçi câriyeler)

Vâlide Sultan, bu câriyeler arasından en yetenekli ve güzel olanlarını gözüne kestirir, oğluna (padişaha) eş adayı olarak bizzat seçerdi. Padişah, sanıldığı gibi hareme paldır küldür girip, bir kız seçerek koynuna alamazdı.

Padişahların eşleri temelde üç gurup olurdu. İlk gurup en fazla dört tane olabilecek asıl kadınlarıdır. Birincisine baş kadınefendi, haseki ya da haseki sultan denirdi. İkinci gurup kadınları da en fazla dört tane olabilirdi. Bunlara ikbâl denirdi. Üçüncü gurup kadınları en fazla sekiz tane olabilir, ilk dördüne gözde, ikinci dördüne de peyk adı verilirdi. Hemen belirtelim ki toplam on altı olan bu eş sayısı, Osmanlı Sarayı geleneklerinin ideal sayısıdır. Bu sayıdan daha az ya da çok eşe sahip padişahlar da olmuştur.

Osmanlı soyunun sürmesi için öncelikle çok sayıda erkek çocuklara gereksinim vardır. Yukarıdan anlıyoruz ki padişahların en fazla on altı eşi olabiliyor. Çocukların bir kısmının kız olabileceği, erkek çocukların kimilerinin hastalanıp ya da entrika kurbanı olup ölebileceği, hatta sakat doğabileceği olasılıkları göz önüne alınırsa eş sayısının çok olmasının nedeni daha net olarak anlaşılabilir.

Osmanlı haremi ve Osmanlı hareminin sonu hakkında detaylı bilgi edinmek isteyen okurlarım, Mevsimsiz Yayınları tarafından basılmış olan Haremin Son Gülleri  isimli kitabımdan yararlanabilirler. Kitap, Cumhuriyete geçiş sürecinde Osmanlı harem mensuplarının dramatik sonunu incelemesi bakımından konusunda tektir.



Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi1
Bugün Toplam14
Toplam Ziyaret183516
Döviz Bilgileri
AlışSatış
Dolar3.48383.4977
Euro4.17344.1901
Hava Durumu
Anlık
Yarın
12° 25° 11°
Saat